Kayıtlar

Mart, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Glütensiz Market Raflarının Talan Edilmesi...

Resim
Glütensiz Market Raflarının Talan Edilmesi... "Bazen bazı şeyleri anlatmaya  kelimeler, bakışlar, sesler yetmiyor.  Ama yazarak daha çok şeyi kalıcı olarak ifade edebiliriz diye  düşünüyorum ."  Malum sadece ülke olarak değil aynı zamanda  tüm dünya olarak zor günler yaşadığımız bir dönemden  geçiyoruz.  Amansız bir salgının pençesinde boğuşan insanoğlu yaşam biçimini izole ederek karantina günleri yaşamakta.  Sadece bedenler değil, duygular bile karantinada izole olmuş vaziyette. Öyle ki insanlık, başını kaldırıp  olan biteni görmeyecek kadar bir labirentte sıkışmış,  çıkışı bulmakla  meşguller .  Bazen bazı şeyleri anlatmaya kelimeler, bakışlar, sesler yetmiyor.  Ama yazarak daha çok şeyi kalıcı olarak ifade edebiliriz  diye düşünüyorum. Glütensiz beslenme ye hayat verme noktasında kamu yararına geliştirdiğim projeler sayesinde  binlerce insana  ulaştım.  Son bir haftadır özel...

Osmanlı Mutfağında Çorba...

Resim
Osmanlı Mutfağında Çorba... Osmanlı mutfağında çorbayı yazdım...  Birçok yabancı yazar ve diplomat, Osmanlı’da halk  sofraları  ve saray sofralarında önemli bir yeri olan çorbaların çeşitliliğini ve lezzetini günlüklerinde anlatır.  XV. yüzyılda saray mutfağı nda 40'tan fazla çorba çeşidi vardı. Bütün giderleri devlet tarafından karşılanan daimi ordu için çorba simgesel bir değer kazanmıştı.  Yeniçerilerin çorbayı içmeyip kazan kaldırmaları,  başkaldırdıklarının işaretiydi. Aynı Yeniçeriler için çorba kazanını savaş meydanında düşmana kaptırmak da büyük bir utanç sebebiydi. Ünlü seyyah Evliya Çelebi, seyahatnamesinde çorbaya sıklıkla yer verir.  Buğday çorba sı, tıpkı buğday gibi sembolik değer taşıyan bir yiyecek olarak Seyahatname’nin çeşitli yerlerinde geçer. Evliya Çelebi şöyle der: “İlk sıcak yemeği yiyen Hz. Âdem’dir.” Yediği yemek de Aşı Baba diye adlandırılan buğday çorbasıdır. Evliya Çelebi'ye göre Osmanlı tekkelerin...

Şefleri Anlamak Çokta Zor Değil, Sadece Biraz Empati ....

Resim
Şefleri Anlamak Çokta Zor Değil, Sadece Biraz Empati .... Profesyonel Mutfak sandığınızdan çok daha zor. Şefliği ise dahada zor. Birde başındakiler onu anlamıyorsa eyvah diyorum. Ve sebeplerini anlatmaya başlıyorum. Genelde yoğun bir işletmenin mutfağında çalışanların şartları pek de normal değil.  14-15 saat boyunca sıcak ve buharlı bir mutfakta, neredeyse sürekli ayakta olmak şartıyla yemek pişiriyorsunuz. Hele son birkaç saatlik akşam yemeği servisinde nefes almaya dahi vaktiniz olmamış, otursanız daha kötü. O zaman ne kadar yorulduğunuzu iyice hissedeceksiniz.  Dün de oradaydınız, yarın sabah yine aynı mutfaktasınız... Herkes tatil yaparken çalışıyorsunuz, özel günlerde daha da yoğunsunuz.  Arkadaşlarınız artık sizi aramaktan sıkılmış, karınız bu temponuzdan bıkmış.  İnsanın kendi isteğiyle bu şartlar altında çalışması, hem fiziksel hem manevi yorgunluğun bu denli yoğun olduğu bir işi yapması biraz delice.  Zamanla yavaş yavaş delirtir ins...